Katliamlara Karşı Bir Halkın Özgürlük Mücadelesi! Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 40 Yıl Önce Bugün Kuruldu

15 Kasım 1983 tarihinde Rauf Denktaş’ın liderliğinde kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 40. yaşını doldurdu. 

Gerisinde ise çok daha uzun yıllara dayanan büyük bir mücadele kültürünü barındırıyor. 

Kıbrıs Türkleri 1950’li yıllardan itibaren sistematik olarak cinayetlere, katliamlara ve etnik temizliğe maruz kalıyordu.

1974 yılında Türkiye’nin Ada’ya müdahale etmesiyle yeni bir süreç başlamış oldu.

Bu içeriğimizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tarihinde bir yolculuğa çıkıyoruz.

Her ne kadar günümüzde Türkiye dışında bir ülke tarafından resmi olarak tanınmıyor olsa da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, büyük ve zorlu bir yolculuğun ardından bugünlerine ulaşmış bir devlet.

Kıbrıs Türkleri, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yüzyıllar boyunca Ada’nın iki asli unsurundan birisi olarak Rumlarla birlikte Ada’yı paylaştı. 

1878 sonrası Büyük Britanya tarafından ilhak edilen Kraliyet mülkü olan Kıbrıs’ta 20. yüzyıl ne yazık ki çok kanlı geçecekti.

Ada’nın Yunanistan’a bağlanmasını isteyen Rum milliyetçileri, Ada’daki Türkleri hedef almaya başladı.

Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş önderliğinde örgütlenen Türkler de Rum katliamlarına karşı Türk Mukavemet Teşkilatını kurdular.

Birleşik Krallık’ın Ada’ya bağımsızlık vermesi sonrası baş başa kalan Rumlar ve Türkler arasındaki çatışma ortamı gün geçtikçe arttı.

İngilizlerin de gitmesiyle daha fazla olan bulan ve nüfusları Türklerden fazla olan Rum milisler, Ada’da kalan Türk nüfusu ortadan kaldırmak için saldırılarını artırdı.

Türk Mukavemet Teşkilatı ise bu saldırılara karşı kendilerini savundular ve direnişe geçtiler.

Tarihe Kanlı Noel olarak geçen 1963 yılının 20 Aralık gecesi Türk köylerine saldıran Rum EOKA milisleri aralarında çocukların da olduğu çok sayıda kişiyi katletti.

Kıbrıs’ta yaşananlar Türkiye’de de büyük tepkilerle karşılandı.

Türkiye, birçok defa Kıbrıs’a müdahale etme fikrini öne sürdü ama bu müdahaleler her seferinde son dakikada engellendi.

Yaşanan cinayet ve katliamlar sonunda 1974 yılı geldiğinde ise Türkiye’nin Ada’ya müdahalesi artık kaçınılmaz bir hale gelmişti. 

20 Temmuz 1974 geldiğinde artık ‘Ayşe Tatile Çıkacaktı’

1974 yılının Temmuz ayında Türkiye’de CHP-MSP Koalisyonu iktidardaydı. Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı ise Necmettin Erbakan’dı. 1974 Harekatını bu iki isim yönetecekti.

Türkiye’nin diplomatik girişimlerinden bir sonuç alınamayınca Türkiye havadan ve denizden Ada’ya çıkarma yaptı. 

Rumların karşı ateşine rağmen kararlılıkla ilerleyen Türk birlikleri kısa zamanda Türklerin bulundukları bölgelerde güvenliği sağlamayı başardı.

Yapılan ikinci harekatta ise Ada’nın %38’lik bölümü kontrol altına alınarak bugünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları oluşmuş oldu.

Geçici ateşkes ilan edildiyse de Rum birliklerinin bu ateşkes kurallarına uymaması sonucu Türkiye Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla 13 Ağustos’ta Türk birlikleri tekrar ilerlemeye başladı. Türk birlikleri 14 Ağustos’ta başkent Lefkoşa’ya, 15 Ağustos’ta Lefke ve Mağusa’ya girdi.

Yunanistan ve Kıbrıslı Rumlar, Türkiye’nin bu harekatını ‘işgal’ olarak nitelendirdiler. 

Türkiye ise 1959 ve 1960 antlaşmaları ile Türkiye’ye verilen ‘Garantör Devlet’ hakkını kullandıklarını belirtti. 

Kıbrıs’ta yaşanan katliam ve mezalimlere karşı Türkiye’nin kendi soydaşların koruma ve kollama hakkı olduğunu savundu.

Buna rağmen Türkiye, Kıbrıs’a müdahale ettiği için uzun yıllar ambargo altında kaldı.

1974-1983 arasında Kıbrıs Türk Federe Devleti çatısı altında yaşamlarını sürdüren Kıbrıs Türkleri, 1980’li yıllar geldiğinde artık bağımsız bir devlete sahip olma isteklerini dile getirdiler.

15 Kasım 1983 tarihinde Rauf Denktaş’ın okuduğu bağımsızlık bildirisinin ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olarak ilan edildi.

Birleşmiş Milletler ve NATO, bu devlerin bağımsızlığını tanımadı.

Bazı ülkeler kısmi ilişkiler geliştirseler de Türkiye dışındaki hiçbir ülke de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olduğunu kabul etmiyor.

Rum Kesimi ise Ada’nın kuzeyini Türkiye’nin işgali altındaki bir bölge olarak tanımlıyor.

Kıbrıs Sorunu’nun çözümü için bugüne kadar birçok girişimde bulunuldu. 2004 yılında Ada’nın birleşimi için gidilen referanduma Türkler “EVET” dese de Rumlar “Hayır” dedi ve birleşme gerçekleşmedi.

Daha sonra da çözüm yolunda adımlar atılsa da bu adımların hiçbirisi başarıya ulaşmadı.

Günümüzde Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi olmak üzere iki fiili devlet varlığını sürdürüyor.

Dünya ise Rum kesimini ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adıyla Ada’daki tek meşru devlet olarak kabul ediyor.

Türkiye’nin ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin müstakil bir devlet olarak tanıtma çabaları devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir